| Dikkat Edilmesi Gerekenler
Koşu Antrenmanları:
Koşu antrenmanlarını düzenli olarak takip
etmek önemlidir. Birkaç hafta koşmayıp daha
sonra antrenman programına kaldığınız yerden
devam etmemelisiniz. Haftaiçi koşamadığınız
kilometreleri haftasonu koşularına eklememelisiniz.
Bunları yapmanız sakatlanma riskinizi artıracaktır.
Vücudunuzun hazır olduğundan fazla ve/veya
hızlı koşmanız en sık rastlanan sakatlanma
nedenlerinden biridir. Yeni başlayan koşucular
da, profesyonel atletler de bu nedenle sakatlanabilirler.
Antrenman programları koşu mesafe ve hızımızı
kademeli olarak artırabilmemiz için hazırlanmışlardır.
Sakatlanma riskini azaltmak için %10 kuralına
uymak gerekmektedir. %10 kuralı; her hafta
koştuğunuz mesafeyi yaklaşık %10 artırmak
anlamına gelmektedir. Eğer bir hafta 10km
koştuysanız, bir sonraki hafta 15km yerine
11km veya 12km koşmayı hedeflemelisiniz. İki
gün üst üste uzun yada yokuş yukarı koşmamalı
ve hız antrenmanı yapmamalısınız. Yoğun koşuların
arasında bir gün dinlenmeli veya yüzme, ağırlık,
yürüyüş, bisiklet gibi sporlardan birini yapmalısınız.
Antrenman programınızın gerektirdiğinden fazla
koşmamalısınız. Gereğinden fazla koşmak sizi
yarışa daha iyi hazırlamak yerine sakatlanma
riskini artıracaktır.
Eğer koşu programınıza başka sporları dahil
ederseniz, koşu sporunun geliştirmediği kaslar
da güçlenir ve kaslar arasındaki güç farkı
nedeniyle oluşabilecek sakatlanmaları önlemiş
olursunuz. Koşmadığınız günlerde yüzme, bisiklet,
yürüyüş sporlarından birini yapabilirsiniz
yada spor salonunda danışman eşliğinde ağırlık
çalışabilirsiniz.
Esnemeyi antrenman programınıza mutlaka dahil
etmelisiniz. Koşu belli kas gruplarını zorlar
ve sonrasında zorlanan kaslar gerilir. Eğer
bu kasları esnetmezseniz ağrı ve tutulma hissedebilirsiniz.
Bu nedenle her koşunuzdan sonra en az 10 dakika
ve kuralına uygun olarak esnemeyi alışkanlık
haline getirmelisiniz.
Uzun koşulardan sonra masaj yaptırmanız, bacaklarınızı
soğuk suya sokmanız yada yavaş tempoyla yürümeniz
zorlanan kaslarınızın tamirine yardımcı olacaktır.
Koşu Zemini:
Düz olmayan zeminlerde koşmak bir ayağınızın
içe, diğerinin dışa basmasına neden olacağından,
sakatlanma riskinizi artırır. Özellikle uzun
koşular için parke taşlı kaldırımlardan uzak
durmanızı tavsiye ederiz. Eğer mümkünse tartan
koşu pisti, toprak patika, çimen, kum gibi
yumuşak bir zeminde koşmalısınız. Yaşam şartlarımızın
bizi çoğunlukla şehirde koşmak zorunda bırakması
sebebiyle, antrenmanlarımızı yapmak için sık
sık beton ile asfalt zemin arasında seçim
yapmamız gerekecektir. Bu durumda asfaltı
seçmemiz sakatlanma riskimizi azaltacaktır.
Sakatlık Belirtileri:
Sakatlandığınızı düşünüyorsanız egzersiz programınıza
birkaç gün ara vermelisiniz. Dinlenmeli, ağrınız
olan bölgeye aralıklarla buz kompresi uygulamalısınız.
Sakatlandığını düşündüğünüz bacağınızı mümkün
olduğu kadar yüksekte tutmalı, aspirin gibi
ödem çözücü ilaçlar almalısınız. Asla
ağrıya rağmen koşmamalısınız.
Eğer ağrı geçmiyorsa zaman kaybetmeden doktorunuza
başvurmalısınız.
Kaybedilen Sıvının Yerine Konulması:
Koşu sırasında sıvı kaybınızı telafi etmek
amacıyla su ve sporcu içeceği içmeyi ihmal
etmemelisiniz. Özellikle sporcu içeceği sıvı
ve terleme yoluyla gerçekleşen sodyum kaybının
yol açabileceği sağlık sorunlarından sizi
korur ve koşarken oluşabilecek krampları önler.
(Daha fazla bilgiyi 'Beslenme' başlığı altında
bulmanız mümkündür.)
Koşu Sırasında Ne Giymeliyiz?
Asla pamuklu
kumaşlardan yapılmış giysiler giymeyiniz.
Vücuda nefes aldıran, teri dışarı atarak kuru
kalmanızı sağlayan dri-fit, coolmax gibi koşucular
için özel kumaşlardan üretilmiş giysileri
tercih etmelisiniz. Yeni aldığınız ve yıkamadığınız
koşu giysilerinizi uzun antrenmanlarda giymemelisiniz.
Çok dar ya da bol giysileri tercih etmemelisiniz.
Sıcak havalarda koşu şortu ve tişörtü, soğuk
havalarda ise uzun koşu taytı, uzun kollu
üstler ve koşu için özel tasarlanmış montlar
ile koşmanızı tavsiye ederiz. Bayanların koşarken
normal sütyen yerine spor sütyeni giymesi
gerekmektedir.
Tenis, basketbol, yürüyüş vb. amaçlara yönelik
olarak üretilmiş ayakkabılar ile koşmak sakatlanma
riskinizi artırır. Ayağınızın ortepedik yapısına
ve koşu biçiminize uygun, normalde giydiğinizden
1-1,5 numara büyük koşu ayakkabısı ile koşmalısınız.
Yaklaşık 700km’de bir koşu ayakkabınızın eskidiğini
kabul etmeli ve yenisi ile değiştirmelisiniz.
Eski ayakkabılarla koşmak sakatlıklara neden
olabilir. Koşu ayakkabısı seçiminizi doğru
yaptığınızı düşünüyorsanız, aynı ayakkabıdan
iki tane almanız ve dönüşümlü olarak kullanmanız
ayakkabılarınızın ömrünü uzatabilecektir.
Çok büyük yada küçük çorap giymemelisiniz.
Çoraplarınızın pamuklu olmamasına dikkat etmelisiniz.
Çünkü pamuklu kumaşlardan yapılmış çoraplar
koşu sırasında nemi çeker ve daha uzun süre
ıslak kalırlar. Bu yüzden ayaklarınız su toplayabilir.
Mümkün ise koşucular için özel olarak tasarlanmış
çorapları tercih etmelisiniz.
Tahriş Olmaya Karşı Alınabilecek
Önlemler:
Uzun koşu antrenmanları ve yarışları
sırasında kol altları, bacak içleri, göğüs
uçları (özellikle erkek koşucularda) vb. bölgelerin
sürtünmeden dolayı tahriş olması çok olağandır.
Uzun koşularda vücudunuzun tahriş olma ihtimali
yüksek bölgelerine vazelin veya koşucular
için özel imal edilmiş, ter ile akmayan kayganlaştırıcılarından
(ing. wax) sürmenizi öneririz. Özellikle erkeklerin
göğüs ucu kanamalarını önlemek için küçük
yara bantlarını veya sporcular için özellikle
tasarlanmış bantları kullanmaları sorunu gidermelerini
sağlayacaktır.
|