HİKAYELER
Koşu Hikayeleri
  Bağış Hikayeleri
 

Avrasya Maratonu'nu
'TEB’in Eğitimli Kızları’na Destek için Koştum', 28 Ekim 2007

Ayşe Güçlü
2 Kasım 2007

Temmuz 2003 – New York

İş telefonum çaldı. New York'daki iş yerimde, minik masamda iki büklüm oturmuş, kendimi bir excel dosyasının derinliklerinde kaybetmiştim. Çok önemli bir müşterimin çok önemli bir sorununu analiz etmeye çalışıyordum kendimce ! Arayan benim gibi New York’ta yaşayan bir lise arkadaşımdı:
“Ayşe, selam ben göğüs kanseri ile savaş onuruna bisiklete bineceğim ve böylece bağış toplayacağım. Bana destek olur musun?” dedi. Bu da nereden çıktı şimdi, diye düşündüm... O bisiklete binecek, ben para vereceğim ! Allah Allah ! “Bu kız da hep bir enteresandı zaten...” dedim kendi kendime... Ve bilgisayarımın derinliklerine geri döndüm.

Haziran 2007 – İstanbul

Aradan birçok excel dosyası, bir o kadar powerpoint prezentasyon, farklı kıtalarda üçden fazla ülkede gece gündüz iş koşuşturmacası, bu hayatın yarattığı stres ve yorgunluğun sebep olduğu bir takım sağlık sorunları geçmiş ve ben sonunda “yeter artık ben ülkeme dönmek istiyorum” deyip, İstanbul’a yerleşmiştim. Hayatın işten ibaret olmadığını da sanırım o dönemlerde anlamıştım. New York’ta edinmiş olduğum spor alışkanlığımı sürdürmeye çabalıyordum. Tam o sıralarda, benim gibi uzun bir süre yurtdışında yaşamış, Türkiye’ye dönmüş ve Türkiye’de ilk kez birey olarak yardımseverlik koşusu (ing. charity run) tamamlamış, Adım Adım Oluşumu kurucularından Renay’la tanıştım. Sanki bana yurtdışında gördüğüm ama ısrarla anlamakta direndiğim yardımseverlik koşusunu anlatmak için karşıma çıkmıştı. :) Renay, 2006 Avrasya Yarı-Maratonu'nu koşmuş ve Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği adına tek başına 14.000 YTL toplamıştı. Çok etkilenmiştim. Ama hayatımda en fazla 3 kilometre koşmuş olan ben, nasıl 15km koşabilirdim ve bu koşumu bağışa dönüştürebilirdim?

Belgrad Ormanı’na koşmak için gittiğim ilk günü dün gibi hatırlıyorum. Giderken yolda biraz koşar sonra nefessiz kalır bırakırım ama en azından denemiş olurum diye düşünmüştüm. O gün bana ne oldu bilmiyorum ama hiç zorlanmadan 4 kilometre kesintisiz koştum. Sonra 4km’ler 5,5km’lere çıktı, 7,7km’ler 9km oldu. İnanamıyordum ! Bu gidişle kendimi utandırma korkusu olmadan belki bağış bile toplayabilirdim. :)

Peki beni 15km koşusunu bitirmeye bir nebze daha yaklaştıracak, her attığım adımda bana destek olacak bu amaç ne olmalıydı?

Yıldızlar bir şekilde yerlerine oturmuş olmalılar ki bu sorunun cevabını da bana şirketim Türkiye Ekonomi bankası (TEB) verdi ! TEB, 80. yılında, ülkemizin ciddi sorunlarından biriyle savaşmaya karar vermiş ve “TEB’in Eğitimli Kızları” projesini başlatmıştı. Proje, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte, eğitime muhtaç kızların yarınlarını aydınlatmayı, onların hakettikleri geleceğe ulaşmalarına yardımcı olmayı hedefliyordu. Hayatımın süreçlerini geçmişe bakıp düşündüğümde, bir birey olarak ayakta kalmakla kalmayıp, topluma değer katmamı da mümkün kılan hep eğitim olmuştu –ailemin verdiği aile içi eğitim, arkadaşlarımdan öğrendiklerim ve daha sonra da hepsini ayrı ayrı çok sevdiğim okullarım–

Şimdi ben, benim kadar şanslı olmayan bir grup küçük kıza geleceklerini şekillendirmeleri için destek olma şansı yakalamıştım.

Bu kararı almış olmanın verdiği rahatlıkla oturdum ve mümkün olduğunca çekinmeden, tanıdığım birçok insana, onları çok yakından tanımasam da elektronik posta göndererek ulaşmaya çalıştığım hedefi anlattım. İş arkadaşlarım, eski okul arkadaşlarım, ailem, ailemin arkadaşları, yurtdışında yaşarken tanıdığım insanlar... herkese bıkmadan anlattım. O gün ve sonrasında aldığım tepkileri bu işe kalkışmadan önce tahmin bile edemezdim... Süper’li, helal olsun’lu, gurur duyduk’lu birçok mesaj alıyordum. Gelen tebrik mesajlarının haddi hesabı yoktu. Beni en çok etkileyen ise 40 yaşının üstündeki insanların “bizi öyle çok duygulandırdın ki, gelip senin yanında koşmak istiyoruz” demesiydi... Evet, sanırım birçok insan benim 5 sene önceki halimden çok daha makul ve mantıklıydı... Eeee, artık o 15km’yi kazasız belasız koşmak da farz olmuştu. :)

Ekim 2007 – İstanbul

Berrak bir İstanbul günü, sırtımda sırılsıklam bir “TEB’in Eğitimli Kızları’na Destek için Koşuyorum” t-shirt’üyle finish çizgisini geçtim. Başarmıştım ! Hatta o gece açıklanan sonuçlara göre Türk Bayan Koşucuları arasında 99. olmuştum – yani koskoca Avrasya Maratonu’nda ilk 100’e girdim bile diyebilecektim !

Ama esas başarı projeye inanıp, beni destekleyen bağışçılarındı. Çok kısa bir süre içinde toplanan yaklaşık 10.000 YTL ile 23 kızımızın bir senelik eğitim masrafını karşılayabilecektik. Bir kere daha Türkiye’ye dönmüş olmakla doğru bir karar aldığımı anladım. Sanırım iyi bir kahvaltıyı haketmiştim.

 
 
© 2007 Adım Adım BİZE ULAŞIN!  info@adimadim.org