| Benim Koşum
Devrim Zümrütkaya
05 Mart 2008
Koşuya sağlıklı bir yaşam için başladım.
2003 senesi Aralık ayının ortalarıydı.
Hayattaki her başlangıç sonu düşünülmeyip
anın keyfiyle yaşandığında doyumsuz yolculuklara
davetiye çıkarıyor. Özellikle bunu bir beklenti
haline getirmeyip suyun akışına kendinizi
bırakırsanız.
Ne umdum ne buldum inanın farkında değilim.
Tek söyleyebileceğim koşarken özgürlüğümün
tadını çıkartıyorum. Hırsların bireysel özgürlüğü
dar bir alana hapsettiğini kabul ediyorum.
Koşarken kendime hedefler koyduğum da doğru.
Hırs ürünü bir hedef değil benimki, çünkü
mutluluğumun çıtasını bu hedefe ulaşıp ulaşmamam
hiç etkilemiyor. Koşuyla oynadığım oyunun
bir diğer keyfi de burada. Hedef koyduğumda
hem koşu benimle dalga geçiyor hem de ben
onunla. Sorgu ve sual yok, çıkar ilişkisi
hiç yok.
Hedefin kendini bulduğu yer ise yarışlar.
2003 senesinden itibaren çeşitli yarışlara
katıldım. Yarışın bittiği nokta maceranın
sonu oluyor. Bu anlamda hazırlık evresi beni
en fazla güdüleyen taraf, çünkü hazırlanmak
bir yolculuk. Yarış bittiğinde en fazla bir
sonuç elde ediyorsunuz ama yolculuk bir deneyim
ve bireysel bir deney süreci. Elbette yarışta
da deneyimlediğimiz bir süreç oluyor ama o
daha çok bir kavanoz içinde.
Bütün bunların üstüne ‘Runtalya 2008’de
farklı bir misyonla koştum. Bu özgürlük tutkumun
bir değer yaratacağını hiç düşünmemiştim.
Parlak fikirli genç bir grup adım adım bu
değeri yaratmanın haritasını çizmişti. Ben
bu haritayla 02.Mart.2008’de ilk defa yarı
maraton koştum ve bir kez daha anladım:
‘İnsan sahip olduğu şeylerin değil, her şeye
rağmen şimdiye kadar sahip olamadıklarının
ve sahip olabileceği şeylerin bir toplamı
(J.P. Sartre).
Ben böyle bir misyonun parçası olarak hiç
şimdiye kadar sahip olmadığım ve yaşamadığım
bir duygusal bütünlük yaşadım. Bir diğer taraftan
da kendi toplamımı artırırken hareket özgürlüğüne
ihtiyaç duyan arkadaşlarıma da yardımcı olabildim.
Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini
yaratmaksa eğer, Adım Adım Oluşumu bu amaç
için aracı olan kapılardan biri. Ve ne güzel,
bu kapı herkese açık.
|